Vitamin Depolu Kaşarlı Poğaça

·

Vitamin Depolu Kaşarlı Poğaça

Bu sabah hava resmen harika! Bu ayların basık havasını seviyorum. Sıcak bir esinti, güneş bulutların arasında sıkışıp kalmış ve gökten belli belirsiz inen, indiğinde de nerene konduğuna bağlı olarak şanslı ve mutlu hissettiren bir yağmur damlası… Sanırım İngiltere’de yaşamalıyım. İşte ben buna güne güzel başlamak diyebilirim. Güne  güzel başlamak! Nasıl dedim ama? Şaşırır kalırsın bi’ titreme gelir öyle.

Aslında geçen akşam da böyleydi. Dışarı çıktım çıkmışken de ATM’ye uğramak için yolumu uzatarak yürüdüm. Havanın hissiyatı bana o kadar iyi geldi ki tamam dedim, ben her şeyi yapabilecek kuvvete sahibim. O sırada ATM kuyruğuna girdim efendi gibi. Her şeyin sırası var. ATM’deki sıra kadar her şeyi yapabilmenin de bir sırası var. Öncelikli durum bu sıraydı ben de bu sıraya girdim. Her şeyi öyle şakkadanak oluyor sanma. Hötün düşer ne olduğumuzu şaşırırız dur hele.

Otobüste poğaça simit yenmemeli bence bu arada. Trafik ışıklarında dururken otobüs içerisindeki bir kızın poğaçamsı bir şey kemirdiği gözüme ilişti. Yani şimdi… Yav… Bakın, artık her yer ve her şey pislik içinde. Hadi oldu ki hiçbir yere dokunmadan oturabildin oradaki koltuğa –sanmıyorum çünkü otobüsün arka taraflarındaki bir koltukta oturuyordu yani otobüs kalktıktan sonra da biraz yürümesi, yürümesi için de tutunması lazımdı.- e hava çok kirli artık. Kapalı bir alandasın be insan. Ne diye yiyorsun oralarda. Yaşının bebekliğine vereceğim vermesine ama otobüsün önüne kırıp biri haddini bildirmeliydi ya! Neyse.

Bugün hayat hilesi yapmaya çalıştım. İş yerimin yakınında sıccacık poğaça çıkaran bir beyefendi ve dükkanı var. Bu beyefendiden bir adet poğaça almanın bana ne kadar zararı olabilir besin değeri bakımından, düşündüm. Sonra dedim ki, ben bu poğaçayı yerim. Hem de bunu vitaminli bir haliyle yerim. Ben bu işi yaparım.

Poğaçamı aldım efeler gibi girdim ofise. Afiyetle yedim. –Üzerinize afiyet demek geldi içimden ama üzerinize afiyet cümlesi bana hakaret gibi bir şey geliyor. Böyle üzerine sıayım demiş gibi. Diyene de a aa çok ayıp gözüyle bakıyor bir iki saniye, sonrasında diyorum ki yok lan iyi bi’ şey demiş. Ama bu her defasında oluyor, çok ilginç.*-

Bu noktaya kadar vitaminsiz bir poğaça yedim ve besin değeri bakımından yalnızca karbonhidrat, yağ ve kötü olan her şeyi falan aldım vücuduma AMA dur… Asla ben bitti demeden bitmez bu işler. Multivitamin ve Omega 3 balık yağlarımı arkasından bi’ yapıştırdım. Poğaça şok. Emeline asla ulaşamadı. Kestim önünü midemde. Hayatta da böyle olacaksın işte. Aynen öyle. Bir şeyi yanlış yaptın diye her şeyi yanlış yapmak zorunda değilsin sonuç olarak.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir